Vitamin Çeşitleri Nelerdir? Vitamin Eksikliğinde Ne Olur?

0 0

Vitamin Nedir?

Vitamin çeşitleri hakkında bilgi vermeden önce vitamin hakkında genel bilgiler sunalım. Vitamin, insanların ve hayvanların çoğunun besinlerle alması gereken farklı yapıda organik bileşiklerin ortak adıdır. Vitaminler genellikle metabolizma süreçlerinde koenzim ya da koenzim öncülü olarak görev yapar. Vitaminler enerji sağlamaz ve yapı birimi olarak işlev görmez.

Vitamin Tarihçesi

İlk vitaminlerin tanımlanmasından çok önce belirli yiyeceklerin sağlık açısından değer taşıdığı biliniyordu. Vitaminlerin varlığı 20. yüzyılın ilk yıllarında ortaya kondu.

İlk olarak 1906 yılında Sir Frederick Hopkins, besinlerde protein, karbonhidrat, yağ, mineral ve su dışında başka gerekli maddelerin bulunduğunu gösterdi. Daha sonra 1911 yılında Casimir Funk, parlatılmamış pirinçteki beriberiyi önleyen maddenin bir tür amin olduğunu belirledi. Buna vitamin adını verilmesini önerdi.

O yıllarda bütün vitaminlerin yapısının benzediği düşünüldüğü için vitamin ismi bütün bu yardımcı maddeler için kullanılmaya başlandı. Daha sonra çoğu vitaminin amin içermediği ve farklı kimyasal özelliklere sahip oldukları anlaşılmasına rağmen bu terim kullanılmaya devam etti.

Vitaminler üzerine yapılan ilk araştırmalarda vitaminlere verilen harfler bu maddeleri işlevlerine göre sınıflandırmaya yönelikti. Daha sonraki araştırmalarda bu maddelerin kimyasal yapıları ortaya çıkmaya başladı. Bunlara bilimsel isimler verilmeye başlandı. Buna rağmen vitaminler günümüzde harflerle tanınır. 7

Vitamin Çeşitleri

Vitaminler kimyasal özelliklerine göre başlıca iki sınıfta toplanabilir. Vitamin çeşitleri şunlardır:

1- Suda çözünen vitaminler:

  • B vitaminleri
  • C vitamini

2- Yağda çözünen vitaminler:

  • A vitamini
  • D vitamini
  • E vitamini
  • K vitamini

Suda Çözünen Vitaminler

Suda çözünen vitamin çeşitleri  bağırsakta emildikten sonra kullanılacakları dokuya kan dolaşımı ile taşınır. Her birinin suda çözünürlük derecesi farklıdır. Bu derece vücuttaki dağılımlarını da etkiler. Suda çözünen vitaminler gereğinden fazla alınırsa dokularda belirli ölçüde depolandıktan sonra idrarla vücuttan dışarı atılırlar.

B Vitaminleri

B vitaminleri serbest halde etkinlik gösteremez. Vücuttaki işlevlerini yerine getirebilmeleri için pek çok kimyasal süreçten geçmeleri gerekir. Doğal kaynaklardaki dağılımları ve fizyolojik işlevleri birbirine benzediği ve yakın olduğu için geleneksel olarak bir arada sınıflandırılırlar.

B1 Vitamini

Tiyamin olarak da bilinir. Geviş getiren hayvanlar dışında bütün hayvanlarda beriberi adlı hastalığın önlenmesi için gereklidir. Suda çözünür. B1 Vitamini, 1926 yılında saf olarak elde edilen ilk vitamindir. Özellikleri şunlardır:

  • Karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesine yardımcı olan bir enzim sisteminde işlev görür.
  • En fazla tahıllarda ve başka bitki tohumlarında bulunur.
  • En zengin hayvansal kaynaklarından biri domuz etidir.
  • Alınması gereken günlük miktarı kadınlarda 1-1,1 miligram, erkekler için 1,2-1,4 miligramdır.

B2 Vitamini

Riboflavin olarak da bilinir. Kesilmiş sütün suyunda ve yumurta akında bol miktarda bulunur. Canlıların besinlerle alması gereken bir maddedir. Yeşil bitkilerle bakteri ve mantarların çoğu tarafından üretilebilir. 1933 yılında vitamin olduğu anlaşılmıştır. Özellikleri şunlardır:

  • Karbonhidratlar ve aminoasitlerin yükseltgenmesini içeren metabolizma süreçlerinde rol oynadığı bilinir.
  • Hayvan bitki dokularında özellikle süt, yumurta, böbrek ve karaciğerde yaygın olarak bulunur.
  • Alınması gereken günlük miktarı 1,2-1,7 miligramdır.

Eksikliğinde şu belirtiler ortaya çıkar:

  • Dudaklarda kızarma
  • Dudak kenarlarında çatlama
  • Dilde iltihaplanma
  • Gözyuvarında aşırı derecede kanlanma
  • Işığa karşı anormal derecede duyarlılık
  • Deride yağlanma, pullanma ve iltihaplanma

B6 Vitamini

Mikroorganizmalar ve hayvanlar için önem taşır. İnsanlarda derinin aşınmasını önler. Piridoksin, piridoksal ve piridoksamin isimli üç türü vardır. İlk kez 1938 yılında elde edilmiştir. Özellikleri şunlardır:

  • Aminoasitlerin oluşumu ve yıkılmasında işlev görür. Yağ ve karbonhidrat metabolizmasında da işlev görür.
  • Anne sütü yerine başka besinler alan bebeklerde çırpınma nöbetlerine rastlanabilir. İnek sütündeki B6 suyla yıkıma uğradığından inek sütü ile beslenen bebeklerde bu çırpınmalar görülebilir.
  • Alınması gereken günlük miktarı 2-2,2 miligramdır.

B12 Vitamini

Siyanokobalamin olarak da bilinir. Alyuvarların gelişmesine yardımcı olmaktadır. Bir metal iyonu olan kobalt içeren tek vitamindir. Kimyasal yapısı oldukça karmaşıktır.

1930 yılında Castle bu maddenin normal olarak mide sıvısında bulunduğunu ve bu maddenin öldürücü kansızlığı bulunan kişilerin midesinde bulunmadığını saptadı. 1848 yılında ise karaciğerde saf olarak B12 vitamini elde edildi.

Özellikleri şunlardır:

  • Sindirim sürecini hızlandırır.
  • Besinlerin ince bağırsak duvarından emilmesini kolaylaştırır.
  • En fazla et, süt ve yumurta da bulunur.

Üstün yapılı bitkilerde bu vitamin bulunmaz. Çeşitli küf mantarları ve bakteriler tarafında üretilir. Karaciğerde bulunmasının sebebi çeşitli türdeki yararlı mikroorganizmalardır.

B12 vitamini eksikliğinde şu belirtiler ortaya çıkmaktadır:

  • Dildeki küçük çıkıntıların kusurlu gelişmesine yol açarak dil yüzeyine anormal düz görünüm verir.
  • Bağırsak işlevlerinde ve sindirimde bozukluğa sebep olur.
  • Kabızlık ve ishale yol açabilir.
  • Omuriliğin bazı hareket ve duyu yollarında dejenerasyona sebep olur.
  • El ve ayak parmaklarında duyu kaybı ve karıncalanma neden olur.
  • Yürüyüş bozukluğuna neden olur.

B12 vitamini sadece hayvansal besinlerde bulunduğundan et yemeyen insanlarda eksikliği görülebilir. B12 vitamini  eksikliği bağırsaklarda üreyen bakterilerin veya asalakların bağırsaktaki vitamini kullanması sonucu da meydana gelebilir.

C Vitamini

Askorbik asit olarak da bilinir. İlk kez 1928 yılında elde edilmiştir. Metabolizmaya nasıl etkilediği açık değildir. C vitamini yararları şunlardır:

  • Diş ve kemiklerin büyümesine yardımcı olur.
  • Yaraların iyileşmesinde görev alır.
  • Kan damarlarının sağlamlığının ve dayanıklılığın sağlar.
  • Bol miktarda alınımı enfeksiyonlara ve nezleye karşı korur.

Alınması gereken günlük miktarı 70 miligramdır. C vitaminin en fazla bulunduğu besinler turunçgiller ve taze sebzelerdir.

Yağda Çözünen Vitaminler

Yağda çözünen vitamin çeşitleri bağırsaktan safra tuzlarının yardımıyla emildikten sonra lenf sistemiyle vücudun çeşitli bölgelerine taşınır. A ve D vitaminleri karaciğerde, E vitamini vücuttaki yağ dokusunda ve üreme organlarında depolanır. K vitamini ise diğerlerine göre daha az depolanır.

A Vitamini

Balık etinde ve balık yağında bol miktarda bulunur. Tereyağında ve çeşitli hayvanların karaciğerindeki yağ dokusunda da bulunur. Bitkilerde bulunmamasına karşın pek çok sebze ve meyvede vücutta A vitaminine çevrilebilen pigmentler vardır. Örneğin havuca rengini veren beta karoten çok iyi bir A vitamini kaynağıdır.

A vitamini eksikliğinde şunlar meydana gelir:

  • Göz ve epitel dokularında ortaya çıkan çeşitli bozukluklara sebep olur.
  • Işıklı ortamdan karanlığa geçişte uyum sağlamakta zorlanma meydana gelir. Karanlıkta rahat görememe bunun sonucunda da gece körlüğü meydana gelir.
  • Kseroftalmiye sebep olur. Kseroftalmi, gözler ışığa karşı duyarlıdır. Göz yaşı salgılanması durur. Göz kapakları şişer ve irinle dolup birbirine yapışır. Bu durum tedavi edilmezse görme kaybına yol açar.
  • Kemik ve diş oluşumunun kusurlu olmasına sebep olur.

A vitamini fazlalığında şunlar meydana gelir:

  • Bulantı
  • Saçlarda sertleşme ve dökülme
  • Deride kuruma ve pullanma
  • Bulanık görme ve baş ağrısı
  • Karaciğerde büyüme

D Vitamini

Kalsiyum metabolizmasında önem olan vitamindir. Güneş ışığının etkisiyle deride bulunan sterollerden üretilir. Bu steroller bitkisel yağlarda bulunur. Eksikliğinde raşitizme yola açan D vitamini fazlalığı ise kanda kalsiyum fazlalığına buna bağlı olarak da böbreklerde kalsiyum fosfat birikmesine sebep olur.

E Vitamini

Buğday tohumu özü yağında gibi bazı bitkisel yağlarda bulunan vitamindir. Saf haliyle 1936 yılında  elde edilmiştir. E vitamini kas distrofisi ve kendiliğinden  düşük gibi rahatsızlıklara çözüm olarak kullanılmaktadır.

Eksikliğinde şunlar meydana gelir:

  • Düşük,
  • Kısırlık
  • Damarlarda yapı bozuklukları
  • Kaslarda güçsüzlük
  • Kansızlık

K Vitamini

Genel olarak bitkileri yapraklarında bulunan vitamindir. ilk kez 1939 yılında saf olarak elde edilmiştir. Tıpta pıhtılaşma zamanını azaltmak için doğada bulunan bileşikleri yanı sıra K vitaminine benzeyen yapay maddeler kullanılır.

K vitamini eksikliğinde pıhtılaşma gecikir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.