Deprem Nedir? Deprem Neden Olur, Nasıl Oluşur?

0 1

Deprem Nedir?

Deprem yer sarsıntısı olarak da bilinir. Deprem nedir sorusunun cevabını bir cümle ile verecek olursak; Yerin iç bölümlerinde oluşan ve esnek dalgalar devinimine yol açan ani sarsıntı deriz. Ya da bir başka deyişle deprem, yer kabuğunun derin tabakalarının yer değiştirmesi ya da yanardağların püskürme durumuna geçmesi sonucu oluşan yer sarsıntısıdır. Zelzele de denir.

Deprem Neden Olur?

Belirli bir merkezden kaynaklanarak çevreye yayılan sismik dalgalar, çoğunlukla yer yüzeyinde şiddetli sallantılara neden olur. Buna karşılık küçük ölçekli depremlerin çoğu, ancak duyarlı aygıtlarla saptanabilir. Depremler, yerin az çok derinliğinden gelen sismik dalgaların yüzeye ulaşmasıyla oluşur. Yer kabuğu, kayalık kütleleri geren, koparan ve kıvrımlayan güçlerle hırpalanmaktadır. Bazı ender durumlarda, bir depremin oluşumu izlenebilmiştir.

Mesela, San Francisco depremi, yer kabuğundaki bir kırıktan kaynaklanmıştır. Okyanus kıyısındaki kara şeridinin, kıtaya oranla kuzeye kayma eğilimi gösterdiği gözlemlenmiştir. İtişler ve biçimsel bozulmalar, kayaların direnç sınırlarını aşıncaya kadar birbirini izledi. Kayalar, 300 kilometre boyunca yırtıldı ve yeni bir denge durumuna geçti. Bu esnek sıçrama ve bu apansız yerleşmenin yarattığı şiddetli titreşimler, bütün Kaliforniya kıyılarında önemli zararlara yol açtı. Bunun sonucu olan yer değiştirme, yatay olarak 6 metre, dikey olarak da 1 metre kadardı.

Bu deprem mekanizması, bütün normal ve tektonik depremlerin nedenidir. Yeryüzünde görülemeyen gerilme etkisindeki binlerce çatlak, yer kabuğunu etkilemektedir. Yer yuvarlağının geniş bölgelerini sarsan birçok depremin nedeni budur.

Bir depremin nitelikleri, yerdeki titreşimleri ortaya koyan çizimleri çizen sismograflarca kaydedilir. Kayıtların incelenmesi,  depremde açığa çıkan enerjiye, depremin süresine, dalgaların tipine, deprem ocağının derinliğine vb. ilişkin birçok sonuç elde etme olanağı verir.

Deprem Nasıl Oluşur?

Büyük ölçekli depremlerin kökeni ve yayılması levha tektoniği kuramıyla açıklanır. Bu kurama göre, yerin yüzey bölümleri çok sayıda geniş ve sert levhadan oluşmaktadır. Birbirlerine göre hareket halinde olan bu levhalar, sınır bölümlerinde etkileşim içine girmektedirler. En şiddetli depremler levhaların örtüşme bölgelerinde, levhalardan birinin ötekisinin altına dalmasıyla oluşur. Bunların çoğu, merkezi 300 kilometreden daha aşağıda olan derin odaklı depremlerdir. Bu depremler, ada yayları ve derin deniz çukurlarıyla yakından bağlantılıdır.

Levhaların ayrıldığı ya da birbirlerine sürtünerek geçtiği bölümlerinde de, yüzeyden algılanabilen sismik dalgalar oluşur. Bununla birlikte, bu alanlardan kaynaklanan depremler çoğunlukla daha düşük şiddetli ve görece sığdır. Birbiriyle etkileşime giren levhaların sınır bölgelerinde, tektonik süreçler sonucunda biriken esnek gerilimlerin kayaçların dayanımını aşması durumunda kayaçlar birden çatlamaya başlar ve bu da sismik dalgaların oluşmasına yol açar.

Levha sınırlarından oldukça uzak kesimlerde de küçük ya da büyük ölçekli depremler oluşabilir. Levha içi depremler olarak adlandırılan bu sarsıntılar, levha devinimi dışındaki mekanizmalarla açıklanır ve ender de olsa gerilimlerin, levhanın iç kesimlerindeki kayaçların dayanımını da aşabileceği varsayımına dayanılır. Örneğin magmanın aşamalar halinde yukarı yükselmesi ve şiddetli püskürmeleri sismik titreşimler başlatabilir. Bazı düşük şiddetli depremler ise çeşitli insan etkinlikleri sonucunda yüzeyin hemen altındaki kayaç katmanlarının dengesinin bozulması sonucunda  da oluşabilir.

  • Yeraltı nükleer denemeleri,
  • Çok büyük su kütlelerinin büyük barajların arkasında toplanması
  • Atık suların, derin kuyular aracılığıyla yerin derinliklerine pompalanması bu tür etkinliklerdendir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.