Arşimet Hayatı ve Buluşları

0 1

Arşimet Hayatı ve Buluşları

Birçok insan tarafından bilinen bilim adamlarından birisi olmasın rağmen Arşimet’in hayatı hakkında milattan önce yaşamış diğer bilim adamları gibi çok fazla bilgi bilinmemektedir. Arşimet’in buluşları ve çalışmaları ise birçok alanda kabul görmüştür.

Arşimet Hayatı

Arşimet Milattan Önce 287 yılında Syracuse şehrinde doğmuştur. Syracuse şu anda İtalya sınırları içerisinde Catania şehrinin güneyinde yer alır. Arşimet’in babası bir gökbilimci olan Phidias’dır.

Arşimet’in hayatı hakkında çok az bilgi vardır. Bazı kaynaklara göre Syracuse şehrinin asillerindendir. Bir şekilde Şehrin kralı ile akrabalıkları vardır.

Milattan Önce 3. Yüzyılda Syracuse ticaret, sanat ve bilimin merkezi haline gelmiştir. Böyle bir şehirde yaşıyor olmak ve bilim ile içli dışlı bir aileye sahip olmak Arşimet’te doğal bir merak ve problemleri çözmeye karşı bir istek meydana getirmiştir.

Arşimet eğitimi için Mısır’a gitti. İskenderiye’de eğitim gördü. İskenderiye’de o sıralarda çok ünlü eğiticiler vardı. Bunlardan biri de Ökliddir.

Arşimet Mısır’daki eğitiminden sonra tekrar doğduğu şehre dönmüştür. Buluşlarının hemen hepsini Kral Hiero adına çalışırken yapmıştır.

Milattan önce 213 yılında başlayan Roma Kuşatmasında, yaptığı savaş araçlarıyla Şehrin düşüşünü geciktirmiştir. Kent Romalıların eline geçtiği sırada Romalı bir asker tarafından öldürülmüştür.

Arşimet çağındaki ününü kendi adını taşıyan burgu ve biri yıldızların konumunu, öbürü Güneş’in Ay’ın ve gezegenlerin hareketini gösteren iki astronomi küresi buluşlarına borçludur.

Arşimet Buluşları

Arşimet Burgusu

Dahice tasarlanmış bir alettir.Alçak bir yerden yükseğe su çıkarmaya yarar. İçi boş bir borunun içerisinde vida mekanizması olan bir alettir. Arşimet, bu aleti Kral Hiero’nun isteği ile yapmıştrır. Kral Hiero yağmur suyu ile dolan gemilerdeki suyu boşaltamamıştır. Bunu üzerine Arşimet’ten yardım istemiştir. Arşimet, gemilerdeki suyu boşaltmak için Arşimet vidasını icat etmiştir. Bu mekanizmanın alt ucu gemiye yerleştirilir. Üst ucu ise yel değirmeni yardımı ile ya da üstte bir kol vasıtasıyla işçilerin kol gücüyle döndürülür. Tüpün alt ucundaki tıpa açıdığında su tüpe taşınır ve böylece vida mekanizmasının yardımı ile su borudan yukarı doğru taşınır. Böylece geminin üzerindeki su boşaltılmış olur.

Arşimet’in bu buluşu sadece yağmur suyuyla dolan gemilerden suyun tahliyesi için değil, aynı zamanda yer altındaki suların çıkartılarak toprakların sulanması için de kullanılmıştır. Halen de gelişmekte olan ülkelerde bu yöntem ile sulama yapılmaktadır.

Arşimet Pençesi

Arşimet’in buluşlarından biri olan arşimet pençesi yine yaşadığı şehir için icat attiği bir alettir. Bu buluş şehrin savunması için icat edilmiştir. Arşimet’in yaşadığı şehir duvarlarının hemen dibinde deniz vardır. Düşman gemilerinden şehri korumak için icat edilmiş olan bu alet Gemi Çalkalayıcı olarak da bilinir. Vinç benzeri bir kol ve bu kola bağlı büyük bir kancadan oluşur. Vinç benzeri kol hareket ettirilerek kancanın duvardan aşağı doğru salınımı sağlanır. Duvardan aşağı doğru güçlü bir momentum ile sallanan kanca düşman gemilerine takıldığı zaman momentumları sayesinde gemiyi havaya kaldırır ya dasallayıp dengesini bozar. Böylece düşman gemilerinin zarar görmesi sağlanır.

Arşimet’in  milattan önce yaptığı bu buluşu, modern zamanlarda da test edildi. 2005 yılında yapılan bir Antik Dünyanın Silahları İsimli belgesel bu aletin işe yarar bir alet olduğunu kanıtladı.

Arşimet’in Isı Işınları

Arşimet, Arşimet Pençesi buluşunda olduğu gibi bu buluşunu da şehrini düşmanlardan korumak için yapmıştır. Fakat bu buluşunun efsane mi yoksa gerçek mi olduğu hala tartışmalıdır. Bu buluş aslında basit bir işlemdir. Çoğumuz merceklerle oynamıştır. Arkadaşlarımıza şaka yapmak için güneş ışığını merceklerle toplayıp arkadaşlarımızın eline odaklamışızdır. Bu tabi ki biraz can yakıcı bir şakadır. Ya da daha masum bir şekilde bu enerjiyi herhangi bir kağıda odaklayarak onu yakmışızdır. İşte Arşimet’in bu buluşu da bu fikre dayalı idi. Güneşin ışınlarını dev aynaklar yardımı işle düşman gemilerine yansıtarak onların zarar görmesini, yanmasını sağlamıştı.

Bu olayın gerçek olup olmadığı hala araştırılmaktadır. Bu durumu ilk olarak milattan sonra 2. Yüzyılda Lucian yazdı. Günümüze geldiğimizde ise MIT Üniversitesi 2005 yılında yaptığı testlerde gemiyi ateşe vermeyi başardı. Ama tabi ki bu gemi maketti ve gerçekten dalgalı bir denizde hareket eden bir gemi değildi. Daha sonra Yunan Bilim Adamı Ioannis Sakkas 49 metre mesafeden hareket eden bir gemiyi yakmayı başardı.

Arşimet Prensibi

Arşimet’in bu buluşu en meşhur ve belki de en önemli buluşudur. Düzensiz şekle sahip olan cisimlerin hacmini hesaplayabilmeyi sağlar. Bu yasaya göre bütünü ya da bir bölümü, durgun bir akışkanın içine batırılan cisimlere, yukarı doğru yönlenmiş bir kaldırma kuvveti etki eder. Bu kuvvetin büyüklüğü, cismin etkisiyle yer değiştiren akışkanın ağırlığına eşittir. Yer değiştiren akışkanın hacmi, akışkana bütünüyle batırılan cismin tüm hacmine, bir bölümü batırılmış cismin ise akışkan yüzeyinin altında kalan kesiminin hacmine eşittir.

Bu buluşu da yine Kral Hiero adına çalışırken elde etmiştir. Ayrıca meşhur evreka hadisesi de bu buluşu elde ederken olduğu söylenir.

Kral Hiero bir miktar saf altından taç yapılmasını istedi. Tacı yapıldıktan sonra ise taç için verdiği altının hepsinin kullanıldığı ya da altın yerine gümüş kullanılabilmiş olduğu şüphesine kapılan kral bunu çözmesi için Arşimet’i görevlendirdi. Arşimet bunu nasıl yapacağı konusunda şakındı. Bir gün küvetin içinde yıkanırken küvete girdiğinde kendisinin hacmi kadar suyun taştığını fark etti. Böylece saf altının ne kadarını kullanıldığını anlayabileceğini buldu. Bu, suyun kaldırma kuvveti prensibinin de temelini atmış oldu.

Yapıtları

Arşimet’in yapıtları Samoslu Konon ve Kyreneli Eratosthones gibi dönemin ünlü matematikçileriyle yazışmalar biçimindedir. Bilinen yapıtlarının tümü kuramsal niteliktedir.

  • Konik ve Küresel Cisimler Üzerine, konik kesitlerin kendi eksenleri çevresinde döndürülmesiyle oluşturulan cisimlerin hacimlerinin belirlenmesine ilişkin yapıttır.
  • Sarmallar Üzerine, kendi adıyla anılan sarmala çizilen teğetlerin özelliklerini inceleyen yapıttır.
  • Düzlemlerin Dengesi Üzerine, doğrularla sınırlı düzlemsel biçimlerin ve konik dilimlerin ağırlık merkezlerinin belirlenmesi problemini ele alan yapıtıdır.
  • Parabolün Karelenmesi, önce mekanik, sonra geometri yöntemleriyle bir parabol parçasının alanının, taban ve yüksekliği bu parçanın taban ve yüksekliğine eşit olan bir üçgenin alanının 4/3’üne eşit olduğunu gösterdiği yapıtıdır.
  • Kum Cetveli, Yunan Sayı Sisteminin sakıncalarını gideren bir basamaklı sayı sistemi önerdiği ve  Güneş’in görünür çapını belirlemekte kullandığı ilginç yöntemi içeren yapıtıdır.
  • Mekanik Teoremlere İlişkin Yöntem,  Mekanik tekniği tanımladığı yapıtıdır.
  • Yüzen Cisimler Üzerine, Arşimet ilkesinin de yer aldığı ve hidrostatik alnında en eski yapıt niteliğini taşıyan yapıtıdır.

Matematiğe Katkıları

Arşimet’in matematik problemlerini sunuş biçimi ve kullandığı ispatlar hem çok çarpıcı ve özgündür, hem de günümüz geometrisinin en yüksek standartlarına uyacak yetkinliktedir. Küre ve Silindir Üzerine adlı yapıtında Knidoslu Eudoksos’un milattan önce 4. yüzyılda keşfetmiş olduğu limite geçiş yöntemlerini büyük bir titizlilikle uygular. Bu yöntemleri, alan,hacim, ağırlık merkezi bulma gibi temelde integral alma problemleri olan bütün problemlerin çözümünde ustalıkla kullanmıştır.

Arşimet’in  çalışmalarının özgünlüğü ve genişliği çok büyük olmasına rağmen, ilk çağda matematiğin gelişmesi üzerindeki etkisi bu oranda olmamıştır. Kürenin yüzey alanı ve hacminin hesaplanması için geliştirdiği formüller gündelik matematiğe girmiştir. Pi sayısı için bulduğu sınır değerlerden 22/7  ilkçağ ve ortaçağ boyunca kullanılmıştır.

Pi sayısı hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz

8 ve 9. yüzyıllarda kimi yapıtları arapçaya çevrildi. Arap matematikçilerin, özellikle alanların döndürülmesi sonucu oluşan hacimlere ilişkin bulduğu sonuçları genelleştirme girişimlerine kadar, Arşimet’in müthiş buluşları değer görmemiştir.

Arşimet’in buluşlarının matematik üzerindeki büyük etkisi 16 ve 17. yüzyıllarda görüldü. Yapıtlarının latince çevirilerinin yayımlanması sonucu Kepleri Galilei, Descartes ve Fermat gibi matematikçileri ve fizikçileri etkiledi.

Matematik hakkında katkılarından biri de üslü sayıların nasıl yazılacağını göstermesidir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.