Akciğerin Görevleri, Akciğer Nedir? Yapısı ve Özellikleri

0 0

Akciğer Nedir?

Akciğerin görevleri solunum sistemi açısından çok önemlidir. Akciğer, insanda solunum sisteminde bronşlardan sonra gelen organdır. Akciğerler, göğüs boşluğunda büyük damarlar ve kalbin yan taraflarında yer alan solunum havası ile kan arasındaki gaz alışverişinin gerçekleştiği bir çift organdır.

Akciğerler sağ akciğer ve sol akciğer olarak adlandırılır. İki akciğer arasında kalp, yemek borusu, soluk borusu ve büyük damarların bulunduğu mediastinum boşluğu bulunur. İki akciğer bu boşlukla birbirinden ayrılır.

Sağlıklı akciğerlerde her zaman bir miktar hava bulunur. Bundan dolayı akciğer bir miktar kesilip suya konulduğu zaman yüzer. Parmaklar arasında ezildiği zaman alveollerdeki hava nedeniyle çıtırtı sesleri hissedilir.

Akciğerin Görevleri

  • Akciğerin görevleri arasında en önemlisi; burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve bronşlar yoluyla aldığı havanın içindeki oksijenin alveollerin etrafındaki kılcal damarlara geçmesini sağlamaktır.

 

  • Akciğerin görevleri arasındaki ikinci ana görevi, organlardan kirli kanla gelen karbondioksiti alveollere alıp dışarı atılmasını sağlamaktır.

 

  • Kanda inaktif olarak bulunan anjiotensin I hormonu akciğerlerinden geçerken anjiotensin II’ye çevrilir.

 

  • Surfaktan maddesi akciğer alveollerinde sentezlenir ve kullanılır.

 

  • Akciğerler aynı zamanda metabolizma organı gibi işlev görür. Örneğin, alkolün bir kısmı, eter gibi anestezik maddeler vb. solunumla atılır.
  • Vücut pH’nın dengede tutulmasını sağlar.

 

  • Serotinin, bradikinin gibi bazı önemli maddeler akciğer dokusu tarafından parçalanıp yok edilir.

 

  • Normal olarak bir gün içinde solunumla yaklaşık bir litre su dışarı atılır.

 

  • Kandaki yağ hava keseciklerinin hücrelerine geçerek burada depolanabilir.

 

  • Akciğerler glikojeni depolayıp metabolize ederek karaciğerin karbonhidrat metabolizmasına da yardımcı olur.

Akciğerin Yapısı

Akciğerler oldukça yumuşak, süngerimsi ve elastik bir yapıdadır. Yüzeyleri plevra adlı verilen çift katlı bir zarla kaplıdır.

Akciğerlerin ortalama ağırlığı 1200-1300 gramdır. Sağ akciğer sol akciğere göre daha ağırdır. Akciğerler koni şeklindedir. Akciğerler tepe kısmı yuvarlak ve küttür. Akciğerlerin tabanı ise geniş ve içbükeydir. Diyaframın dışbükey kısmına dayanmış vaziyettedir. Akciğerler aynı zamanda karaciğer, midenin üst bölümü ve dalak ile komşuluk yapar. Sağ akciğer karaciğerin yaptığı karaciğerin yaptığı kabarıklıktan dolayı diğerine göre biraz yukarıdadır.

Sağ akciğerde üç lob bulunurken sol akciğerde iki lob bulunmaktadır. Loblar arasında bulunan yarıklar, lobların birbiri üzerinde kayarak yer değiştirmesini sağlar. Akciğerlerin iç yan yüzleri hafif çukurdur. Akciğer dokusuna iç yan yüzünün ortasına yakın yerden bronş ve sinirler girer. Akciğer dokusundan ise lenf damarları çıkar.

Akciğerlere giriş ve çıkışların yapıldığı geçide akciğer göbeği denir. Akciğer sapı ise akciğer göbeğine bağlıdır.

Bir yetişkinin akciğerinde yaklaşık 500 milyon hava keseciği vardır. Böylece, iki akciğerde solunum yüzeyi 100 metrekareyi bulur.

Aşırı bedensel etkinliklerde bulunmayan bir insan, akciğerlerinde gaz alışverişinin gerçekleştiği yüzeyin ancak yirmide birini kullanır. Akciğer içindeki basınç çevrenin atmosfer basıncına eşittir. Çevresindeki zar ile göğüs boşluğunun iç yüzeyini kaplayan zar arasındaki kısmi vakumun etkisiyle akciğerler her zaman bir miktar şişkin durur.

Alveoller

Bronşlar dallanarak akciğer dokusu içine dağılır ve bronşcuklar aracılığıyla havayı alveollere getirir. Alveoller gaz değişimini yapıldığı hava kesecikleridir. Görünüşü üzüm salkımına benzer. Kesecik şeklinde olan alveol duvarı, içinde elastik lif bulunan tek katlı yassı epitel dokudan oluşmuştur. Alveollerin duvarındaki zengin kapiller ağ ile gaz alışverişi gerçekleşir.

Alveol duvarında bulunan delikler iki komşu alveolü birbirine bağlayarak iki alveol arasında taşımayı sağlar. Alveollerin epitel katı, üç tip hücreden oluşmaktadır. Bunlar;

  • Tip 1 hücreleri solunan havadaki partiküllerin temizlenmesini sağlar.
  • Tip 2 hücreleri surfaktan denilen maddeyi salgılar. Bu madde alveolleri basınca karşı dayanıklı kılan lipoprotein yapısında bir maddedir. Surfaktan alveol yüzey gerilimini azaltıp soluk verme sırasında alveol ağzının kapanmasını engeller.
  • Makrofaj hücreleri alveollere gelen toz parçalarını yakalayıp alveol duvarından ayırır.

Alveollerin normal fonksiyonlarını görebilmeleri için sürekli açık tutulmaları ve içlerinin de biraz nemli olması gerekmektedir. Alveollere bu özellikleri yüzey gerilimi azaltılarak kazandırılmaktadır. Surfaktan, alveol yüzey gerilimini azaltarak alveollerin büzülmesini engeller.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.