Matematik Eğitimi Nasıl Olmalıdır?

Arkadaşlarınız ile Paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Ülkemizin matematik alanındaki başarısı yapılan PISA araştırmalarında gözler önüne serilmektedir. Bunun birçok sebebi vardır. Bu sebeplerinden birisi de matematik eğitimi kısmındaki aksaklıklar ve eksiklerdir. Peki, iyi bir matematik eğitimi nasıl olmalıdır? İşte bu yazımız, matematik eğitimi nasıl olmalıdır sorusuna cevap olmak için yazılmıştır. Siz de bu yazıyı okuduktan sonra yorumlarınızı bizimle paylaşabilirsiniz.

Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler halinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırmadır. Bu yazının yazıldığı tarihte en son 2015 yılı araştırmaları açıklanmıştır. 2018 yılı araştırmalarının açıklanması ise eli kulağındadır.

1-Öğretmenin Yetkinliği

Ülkemizde öğretmenler, 5 yıllık üniversite hayatlarından sonra eğer devlet okulunda öğretmen olma istiyorlarsa bir kere daha sınava girmek zorundalar. Bu durum göz önüne alındığında öğretmenlerin matematik bilgisinin yetersiz olduğu söylenemez. O zaman öğretmen yetkinliğinden kasıt nedir?

Öğretmen yetkinliği, matematik bilgisinden daha öte bir şeydir. Tabi ki matematik bilgisi olmadan yetkinlik olmaz. Fakat sadece matematik bilgisi de yetkin olunduğunu göstermez. Yetkin bir öğretmende şu özellikler bulunmalıdır.

  • Öğretmen matematik bilgisi bakımından üst düzeyde olmalıdır.
  • Öğrencilerin nasıl öğrenebileceğini bilmesi gerekir. Kısaca öğrencilerin anlayacağı dilden konuşmalıdır.
  • Matematiği, günlük hayattaki problemlerle ilişkilendirmeyi bilmelidir.
  • Sunum yapma tekniklerine hakim olmalıdır. Yani ilgiyi kendine çekmeyi bilmelidir.

Eğer öğretmen olarak bu ilk maddeyi hayata geçirdiyseniz. Matematik eğitimi nasıl olmalıdır sorusuna cevap aradığımız bu yazıda ikinci başlığa geçebilirsiniz.

2-Anlatılacak Kavram Anlamlandırılmalı

Matematik, hesaplama değildir. Muhakkak içinde hesaplamayı da barındıran bir bilimdir. Bu işin tabiri caiz ise amelelik kısmıdır ki günümüzde bu işlemi bilgisayarlar kolaylıkla yapabilmektedir. Bu yüzden kavramlar anlatılırken, ezberden ziyade bu kavramın “neden” böyle olduğuna ve “nasıl” böyle olduğuna odaklanmak gerekir. Hesaplama kısmı daha sonra kendiliğinden gelecektir.

Örneğin üslü sayılar anlatılırken, öncelikle üs kavramının ne olduğu net bir şekilde anlatılmalı. Herhangi bir sayının üstüne bir sayı yazdığımızda bunun bu sayıyı, üsteki sayı kadar kendisi ile çarptığımızı net olarak anlattıktan yani “nasıl” ve bunun kısa gösterim olarak da böyle gösterildiği yani”neden” anlatılır. Daha sonra üslü sayıların çarpımı konusuna geçildiğinde üslerin neden toplandığı daha kolay bir şekilde anlatılabilecektir.

Ya da örneğin bölme işlemi anlatılırken bu kavramın kavranabilmesi için sınıfa şeker getirilebilir. Elinde kaç tane şeker olduğu söylenerek her bir öğrenciye kaç şeker düşer diye sınıfa sorularak başlanabilir. Öğrencileri kavramı içselleştirmesi sağlanabilir. Daha sonra da somut bir şekilde dağıtılarak soyut bilgi somutlaştırılabilir.

3-Anlatılacak Kavram Basamaklara Ayrılmalı

Bir merdivenden çıktığımızı düşünelim. Genel itibariyle gençler hariç merdiveni birer birer çıkarız. Bir anda kendimizi merdivenin tepesinde bulmayız. (bazen ikişer ikişer, üçer üçer çıkanlar olabilir. Bu kişilerin potansiyelleri diğer kişilerden farklıdır). En nihayetinde bir işi parçalara bölerek yapmak her zaman daha iyidir. Bilindiği gibi integral kavramının ortaya çıkması da bu şekilde olmuştur.

Bu yüzden kavramları önce tanımdan başlayarak, iyice neden ve nasılları anlatıldıktan sonra, kavramlar genişletilmeli, zorlaştırılmalı ve diğer kavramlarla ilişkileri ortaya koyulmalı.

Matematik, kümülatif giden bir bilim olduğu için temel bir kavram net anlaşılmazsa, nasıl temeli çürük olan bir bina yıkılacağı gibi öğrenci de kavramlar üst üste bindikçe yıkılır. Daha sonra enkaz haline gelen matematik öğrenci için kaldırılması daha zor olur.

4-Çocuklara Zaman Tanınmalı

Bu kavramlar anlatıldıktan ve diğer kavramlarla ilişkileri ortaya koyulduktan sonra öğrencilere zaman tanınmalıdır. Bu kavramları içselleştirmeleri için fırsat verilmelidir. Bu noktada günlük hayattan örnekler verilmelidir. Bu her zaman kolay değildir. Fakat dersten önce biraz araştırmayla üstesinden gelinebilir.

Örneğin Pisagor teoremi, anlatılırken kuruca formül verilip geçilmemelidir. Bu formülün birçok ispatından bir ya da birkaçı derste anlatılmalı. Bundan sonra diğer ispatları öğrencilere sunmaları için ödev verilebilir.

5-İstisnalar Açıklanmalı

Çoğu matematik kavramı belirli şartlarda tanımlanmaktadır. Bu şartlar değiştiğinde kavramlar nasıl değiştiği, ya da bu şartların kavramları nasıl etkilediği açıklanmalıdır.

Örneğin, bölme işleminde bir sayının sıfıra bölünmediği konu kavrandıktan sonra, öğrencilerin fikirleri alınarak anlatılmalıdır. Bu sırada kavramı iyi anlayıp anlamadıkları da kontrol edilebilir. Yeri geldiğinde tekrar edilmesi boşlukların doldurulması açısından faydalı olur.

Kaynaklar

  1. How to Teach Math
  2. Four principles of deeply effective math teaching
  3. How to Teach Mathematics

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.