Amok Koşucusu: Yorum, Konusu ve Alıntıları

Arkadaşlarınız ile Paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Amok Koşucusu Yorum

Bu yazıda Stefan Zweig kitaplarından “Amok Koşucusu” isimli kitabın yorumunu ve kitaptan bir takım alıntılar bulacaksınız. Bunu yapmadan önce yazarı tanımakta fayda var. Öncelikle kısaca Amok Koşucusu romanı yazarı Stefan Zweig’in kim olduğuna bakalım.

Amok Koşucusu Yazarı Stefan Zweig

Stefan Zweig, 1881 yılında doğmuş, 1942 yılında ise intihar ederek yaşamını yitirmiş bir yazardır. Yaşadığı tarihlere baktığımızda anlaşılacağı üzere hayatı savaşların gölgesinde geçmiş bir yazardır. Avusturya vatandaşı olması ve Yahudi olması sebebiyle de yaşamı 1933’lü yıllardan sonra iyice zorlaşmıştır.

İlk önce savaş karşıtlığı nedeniyle yaşamını sürgünde geçirirken daha sonra ise etnik kökeni sebebiyle sürgüne gitmek zorunda kalmıştır.

Stefan Zweig hayatı hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız “Stefan Zweig Hayatı” isimli yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

 Amok Koşucusu Konusu

Amok Koşucusu konusu; ülkesinden uzakta görev yapan bir doktorun kendisinden yardım isteyen bir kadını önce ret etmesi daha sonra ise bu yaptığından pişmanlık duyup ona yardım etmeye çalışırken yaşananlar ve düşünceleridir.

Stefan Zweig bu kitabında da “Mecburiyet” isimli romanında olduğu kadar olmasa  da yaşanan duyguları mükemmel betimlemeleri ile okuyucuya geçirmiştir.

Mecburiyet isimli romanın yorumuna buradan ulaşabilirsiniz.

Amok Koşucusu Kitap Yorumu

Stefan Zweig hemen hemen bütün kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da psikolojiyi çok iyi işlemiştir. Psikolojiyi işlemek ile kalmamış sanki kitaptaki karakterlerin yaşadığını okuyucu da yaşıyormuş gibi hissettirmiştir.

Amok koşucusu kitabı okumadan önce ismiyle dikkat çeken bir kitap. Öncelikle bu kitaba ismini veren amok koşusu nedir bunun üzerinde durmak istiyorum. Amok koşusu, Malezya halkında görülen psikolojik bir rahatsızlık ya da bir nevi takıntı diyebilirsiniz. Kitabı okuyunca daha iyi anlayacağınız bu rahatsızlık kısaca bir şeyi yapma iç güdüsüyle etrafını görmemek ve sonuçları hesaplayamamak olarak adlandırılabilir.

Bu kitabın vermek istediği mesaj, insandaki yardım etmek iç güdüsünün nasıl kullanılması gerektiğidir. Yardım etmek ulvi bir duygudur. Fakat yerinde kullanılırsa öyledir. Her şey de olduğu gibi bu duygunun da fazlası zarardır.

Gelelim amok koşusu ile kitaptaki ismini bilmediğimiz karakterin alakasına. Kitaptaki ana karakterimiz bir doktor. Bu doktor 7-8 sene boyunca dünyanın ücra bir köşesinde, adeta karantina da gibi görev yapmaktadır. Bir yandan da emeklilik hayalleri kurmaktadır.

Bir gün muayenehanesine bir kadın gelir ve ondan “bir durum” için yardım ister. Böylece kitap başlar.

  • Doktor, kadına ne cevap verecektir?
  • Kadın doktora ne teklif edecektir?
  • Sonrasında doktor nasıl bir amok koşucusuna dönüşecektir?

Tüm bu soruların cevabı kitapta bulunmaktadır.

Siz de kitabı okuduktan sonra aşağıdaki yorumlar kısmına kitap hakkındaki yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Amok Koşucusu Alıntılar

Amok koşucusu isimli kitaptan bazı alıntılar şunlardır:

  • Kimse konuşmuyordu ve bu suskunluk tropikal iklim gibi boğucu ve bunaltıcıydı.
  • Yardıma hazır olduğunu gösterme görevi
  • İnsanın bizzat kendisinin de yardım etmek için “başkasının size ihtiyacı olduğu duygusuna” ihtiyacı vardır.
  • Öylesine yapayalnızdım ki yeleğimin cebindeki saatin tik taklarını duyuyordum.
  • İnsan her şeyini kaybettiğinde elinde kalan son şey için umutsuzca savaşır.

Siz de Amok Koşucusu kitabında etkilendiğiniz alıntıları, yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

 

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.